Anayasa, ülke üzerindeki haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen’in normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz.Devletin temel örgüt yapısını kuran, önemli organlarını ve işleyişlerini belirleyen; ayrıca temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Devlet faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yazı metnidir.

Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirler. Toplumların ülke üzerindeki egemenlik haklarının, bireylerin temel haklarının hangi koşullar altında devlet tarafından kullanılabileceğini belirleyen temel kanunlardır.

Devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirler. Genel olarak genel hükümler, temel hak ve özgürlükler, bireylerin topluma karşı görev ve sorumlulukları ile yasama,yürütme, yargı gibi anayasaldevlet organlarını tanımlayan bölümlere sahiptir.

Ülkemiz şartlarında mevcut olan Anayasanın yetersizliği aleni bir şekilde açıkça görünmektedir. Özellikle hukuk çerçevesinde ve siyasi yapılanmada devlet organlarının ilerleyişinde yaşanan aksaklıklar ülkemizin dinamizmini eksi yönde etkilemektedir.

Geçmişte yapılanan Anayasal düzenlemelerin günümüz Türkiye’sinde karşılığı olmadığı her yeni anayasal düzenleme ile ortaya çıkmıştır.

Her ne kadar yönetim sistemimiz değişip ; işleyişi hızlandırmak adına gerekli düzenlemeler yapılsa da, mevcut Anayasa ile bunun mümkün olmadığı görülmektedir.

Bu yüzdendir ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın yaptığı açıklama yerinde ve isabetli bir öngörüdür.

Acilen ülkemizin tüm organlarının hızlı bir mekanizma ile çalışabilmesi, tıkanmış olan işleyişin önünün açılması için zaruri bir gereklilik haline gelmiştir.

Şahsım adına yapılacak Anayasal Düzenlemeyi destekliyor, ve busüreçte emeği geçecek olan her bireye ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Hakan AKTÜRK

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.